
Rivayet odur ki aşağıdaki sözler, Muhammed Ali’nin antrenörü Bundini tarafından Zaire maçından önce Ali’ye söylenmiştir:
DANS ET ŞAMPİYON, YOKSULLAR İÇİN
Dans et şampiyon! Kimsesizler yurdundaki yalnız çocuklar için dans et. Çocuklar için salla yumruklarını. Kiralarını ödeyemeyen işsizler için dans et. Şu alçağın işini bitir! Meyhanedeki ayyaşlar için dans et şampiyon, kanserden ölen yoksul hastalar için, kefaletleri ödenmeyen sefil mahkûmlar için, herkesin terk ettiği eroinmanlar için, kocaları olmayan gencecik hamile kızlar için. Dans et şampiyon, savaş onlar için! Şu aşağılık herifin işini bitir, çenelerini dağıt hepsinin.
DÜŞKÜNLER YURDUNDAKİ ZAVALLILAR İÇİN DANS ET
Düşkünler yurdundaki zavallılar için, emeklilik maaşı alamayan yaşlılar için, pis bir sokakta müşteri bekleyen yaşlı ve yorgun fahişeler için… Meyhanelerde oturmuş demlenen bütün yalnız kalpler için, bilardo salonlarındaki yalnızlar için, sokak köşelerindeki yalnızlar için. Savaş onlar için şampiyon! Otellerde yatakları yapıp tuvaletleri temizleyen küçük odacı kızlar için dersini ver şu aşağılık herifin!
SENATÖRLER, BAŞKANLAR DEĞİL SOKAKTAKİLER KURTARDI SENİ
Seni kurtaranlar senatör değildi, vali değildi, başkan değildi. Sokaktaki insanlar kurtardı seni. Şimdi sokaklar adına savaş, hadi evlat, işini bitir şu aşağılık herifin! Bu ring ikinize fazla… Hadi bitir işini, suratını paramparça et. Yoksullar adına şampiyon, yoksullar adına! Hadi yavrum salla yumruklarını! Muhammed Ali’yi hiç kimse yenemez, hiç kimse. Sadece Cassius Clay yenebilir ama o da bu akşam aramızda değil. Dans et şampiyon, hadi oğlum dans et!
400 YILDIR ZATEN HAPİSTEYİM!
Muhammed Ali, sadece dünya tarihinin en büyük boksörü olarak bilinmiyor. Aynı zamanda, ABD'nin Vietnam'da yürüttüğü haksız savaşı protesto etmek için hapse girmeyi, tüm unvanlarından ve müsabaka hakkından mahrum bırakılmayı kabul etmesiyle de ünlüdür.
1967'de Muhammed Ali'nin savaş karşıtı duruşu şu ünlü sözleriyle ifade edilmişti: "Vietnamlılara karşı hiçbir düşmanlığım yok. Onlar bana asla 'siyah adam' demediler. Ama siz dediniz."
Muhammed Ali'nin inancı savaşın anlamsızlığıydı. "Sadece saldırıya uğradığımızda kendimizi savunuruz, işgalcileri değil. Siyahiler burada zulüm görürken ve temel insan haklarından mahrum bırakılırken, ben neden askeri üniforma giyip binlerce kilometre yol kat edip Vietnam'daki sarı tenli insanlara bomba atıp ateş edeyim?" demişti.
Haziran 1967'deki duruşmada, jürinin yarım saatten az süren müzakeresinin ardından Muhammed Ali, beş yıl hapis cezasına ve 10.000 dolar para cezasına çarptırıldı, ağır sıklet şampiyonluk kemeri ve boks lisansı elinden alındı. Temyiz üzerine serbest bırakılmasına rağmen, kariyerinin zirvesinde yarışamadı ve üniversitelerde ders vererek para kazanmak zorunda kaldı.
Muhammed Ali'nin Vietnam Savaşı'na katılmayı reddettiği konuşma;
"Asker kaçağı değilim. Ne bayrağımızı yakıyorum ne de Kanada’ya kaçıyorum. Burada kalacağım. Beni hapse mi tıkmak istiyorsunuz? Olur, istediğinizi yapabilirsiniz. 400 yıldır zaten hapisteyim. Üç beş yıl daha yatacakmışım ne çıkar. Ama katillere yardım edip fakirleri öldürmek için 15,000 km’lik bir mesafe katetmeyeceğim. Ölmek istesem, burada ölürüm. Şimdi, sizinle kapışarak ölürüm. Benim düşmanım sizlersiniz. Çinliler, Vietkonglar veya Japonlar değil.
Özgürlüğümü istediğim zaman bana karşı çıktınız. Hakkımı aradığımda bana karşı çıktınız. Eşitlik istediğimde bana karşı çıktınız. Benden bir yere gidip sizlerin uğruna savaşmamı mı istiyorsunuz? Ben haklarımı ve dinî özgürlüğümü elde etmeye çalışırken sizler bana Amerika’da bile destek vermediniz. Kendi memleketimizde bile beni savunmadınız..."
1960'ların sonlarına doğru, Muhammed Ali'nin duruşu geniş destek görmeye başladı ve savaş karşıtı hareket de yükselişe geçti. Toplam 16 milyon genç Amerikalı, ABD'nin Vietnam'daki saldırgan savaşını protesto etmek için askerlik kartlarını yaktı. 1971'de Yüksek Mahkeme mahkumiyeti bozdu ve Muhammed Ali'yi masum ilan etti.
Almaktan çok vermeyi seven bir insan olan Muhammed Ali, 2016 yılında 74 yaşında vefat edene kadar toplumsal hareketlerin ön saflarında yer aldı. Filistinli mültecileri destekledi, Güney Afrika'daki apartheid rejimine karşı çıktı, Ruanda soykırımından kurtulanlara yardım etti ve barış elçisi olarak Afganistan'a gitti. Dünyayı iyileştirmek ve daha iyi bir yaşam için çabalarken, hatıra eşyalarının ve mal varlığının çoğunu tereddüt etmeden bağışladı.


.jpg)


.jpg)

.png)





