Yaşamın ikilemi

 

Yaşamın ikilemi

Bestelenmemiş bir şarkı ya da yarım kalan bir şiir gibidir umut kimi zaman. Unutulmuş ya da beklenen heyecanlar gibi durur her ikisi de, zamanın içinde. Yıpranan yürekler kadar da yorgun...

Yaşam yolculuğunda, iki ayrı kulvarda birden aynı anda koşmak zorunda kalınır kimi zaman. 
Biri umut, öteki düş kırıklığı!

Çünkü kimilerince deneyden de öte bir anlamı vardır yaşamın: Sınav! Oyunculuğumuzu unutup, seyirciliğe soyunmadıysak eğer...

Her ikisi için de, aynı cephede savaş veren iki ortak dostun paylaşımı gibidir yaşam! Ama bilinemez, hangisi nerede başlar, ne zaman biter? Düş kırıklığı ile mi umut tükenir, umudun bittiği yerde mi düş kırıklığı başlar?

Her ikisi de bir tek yalnızlıkta bütünleşir
Her ikisi de, kendi iç çoğalmalarıyla yeni yalnızlıklara bölünür...

Yaşam; bir ikilemin de adıdır kimilerince! 
Umut ve düş kırıklığından oluşan...
Umudun kapısı yaşama sevincine açılır, düş kırıklığınınki kabusa!
İkisi arasındaki devinimlerle, hayatın med-ceziri yaşanır durur...

Düş kırıklığı ile kuşatılmış yaşamlarda, sürgüne gönderilmiş bir elçidir umut! 
Yalnızlık ise, sanki etraftaki dikenli tel! 
Yorgunluğa açılmış pencerelerde, sonsuz bir bekleyiş vardır. 
Gelecek adına! 
Soluğu kesilmiştir saatlerin! 
Ve cümlelerin sesi fısıltıya dönüşmüş... 
Erken gelen gecelere teslim olunmuş...
Karanlıkta yol gösteren fenerler bile soluk... 
Dile gelen tek cümle: 
“Her zaman en karanlık yer, lambanın altındadır...”
Düş kırıklığı
, bir yenilginin tek galibi olmuş! 
İşte o anda, tükenişin adıdır yaşam! 
Ve yalnızlık, duraksız resmi geçitlere başlar...
Kısa vadeli umutlar adına, 6 aylık çeklere imza atılır.
Zar atar gibi intihar üstüne! 
Ve yaşamak; sanki “gibi”sine yaşanır!
Ayakta kalansa; sadece düşler
Yaşamın simgesel anlatımı adına...

Ama gerçekten, ayakta kalan geleceğe dair düşler varsa eğer, yeni umut damlaları da birikmiş demektir! O zaman, her düş kırıklığının ardından, acılar arasından sıyrılıp, yeniden başlar yaşam. Yeni bir koşu başlar, yeniden varoluş kulvarında! Alaca bir şafak, yeniden yazmaya başlar yeni bir başlangıç hikayesi...

Hüzün sözcüklerini toplayıp tıkıştırırız böylece yeniden, umudun o adressiz zarfına.
Hangi kapının altından atacağımızı bilemeyiz bir tek. 
Ama biliriz; sese dönüşecektir fısıltılar! Mutlaka... Bir gün...
Ve sesin geldiği yerden, bir çift güvercin havalanırken, bir dost selamı da yükselir tüm sınırların ötesinden, Antares yıldızının gönderdiği ışığın eşliğinde: 
"Merhaba!"

Kısacası yaşam; kimilerince iki bilinmeyenli bir denklem!...


Yorumlar - Yorum Yaz