Dünya Şiir Günü ve Barışa Adanan Şiir


Barışa Adanan Şiir ve Dünya Şiir Günü

Her yıl 21 Mart’ta kutlanan "Dünya Şiir Günü" kapsamında PEN Türkiye Temsilciliği tarafından verilen PEN Şiir Ödülü’ne layık görülen şair, yazar Hidayet Karakuş, Denizli’de 27 Mart’ta düzenlenecek Uluslararası Denizli Şiir Günleri öncesi 2026 Dünya Şiir Günü Bildirisi’ni yayımladı.

Yazısında “Aşk” ve “Şiir” ilişkisini dikkate alan Hidayet Karakuş’un "2026 Dünya Şiir Günü Bildirisi"ndeki bir ifadesi de şu şekilde: 

"Şiir gerçekle hesaplaşmadır. Bu hesabı kapatmaya hiç kimsenin şiir kadar gücü yetmez. Şiir, bir gün, gün ışığı gibi dünyayı sarıp sarmalayacaktır. Dünyayı kana bulayan sömürgeci batının politikacılarıyla onun işbirlikçileri barışın değerini bilemezler. Şiir barış demektir. Barışın anahtarı şiirdedir. Şiir okuyan devlet adamları onurlu barıştan başka bir şey düşünmezler."

Buna göre, eğer şiir buysa, dünyanın gündemi her ne kadar savaşlara endeksli olsa da, şiirin gündemi hep yaşama, sevgiye, insana ve barışa dair olacaktır. Şiir yaşama ve insana dair ise, savaşların değil barışın sesi soluğu olacaktır.

21 Mart aynı zamanda Nevruz Bayramı olarak da kutlanır. Dünya Şiir Günü'nün de bugün kutlanması ne kadar anlamlı? Nevruz genel anlamda doğanın kendini yenilemesi, doğanın doğum günü anlamında "bahar bayramı" olarak kutlandığına göre, Dünya Şiir Günü'nün de bu anlama vurgu yaptığı görülüyor.

Dolayısıyla dünyanın gündemi her ne kadar emperyalist güçlerce savaşa endeklense de, eğer şiirin ne olduğu biliniyorsa, şiir bu gündemi reddeder, yaşama ve barışa dair ses verir, aşağıda paylaşacağım şiirimde olduğu gibi...

Çünkü Dünya; herkesin, tüm canlıların bütün evrendeki tek ortak evidir. Bir türlü doymak bilmez, gözü dönmüş ihtirasları nedeniyle kendilerini bu evin sahibi zannedenler, "tapusudur" diye hâlâ kocaman silahlarını gösterme gafletindeyseler, bu durumun kendilerini sadece bir katil yapacağını da bilmelidirler...

Ve kendi uygarık tarihinin 3'te 2'sini savaşlarla geçirmiş olan insanlığın, kendi tarihinin öğrettiklerinden bilmesi gereken de şudur:
Savaş değil, barış daha fazla cesaret ister!
Savaş değil ama barış daha fazla akıl ister!

Fransız fotoğrafçı Marc Riboud tarafından çekilen bu fotoğraf, 2. Dünya Savaşı sırasında kendisine silah çeviren askere çiçek uzatan kız fotoğrafı

BARIŞA ADANAN ŞİİR

ben insanoğluyum
çağlar öncesinden geliyorum.
ölümüne kuru ve soğuk
bir kan ve ter fırtınasında doğmuşum,
ondan mutlaka
bahara, ışığa, barışa ve aşka
bunca tutkun oluşum.

yaşımı sormayın bana
hep küçük bir çocuk var içimde
ruhumda fırtınalar estiren
sesini hep duyduğum
dev yumruklu bir çocuk.
onun yaşam sevinci
ve hayallerine tutunarak yürüyorum.

ihanetlerden yorgun
dudaklarımda hep şiir,
aşıp giderken zamanı
çıplak ayaklarımla,
bırakıp gerilerde
damla damla kızıllığını
hiç iyileşmeyen yaralarımın,
yaşımı mezar taşlarına bakarak buluyorum.

ben insanoğluyum
tarih ötesinden geliyorum.
kocaman bir mezarlık gibi tarihiniz
hep özlemleriyle gömülmüş insanlarınız.
vurulmuşlar yaylım ateşlerde
hain pusularda
gece gündüz.

bir dağ gibi devrilmiş kimileri
mayıs çiçeklerini görmeden,
kimi henüz bulamamış daha
başını koyacak bir yar dizi
kimileri koyamamış bile
doğan çocuklarının ismini.
kiminin kömür olmuş kemikleri de.

hep eller üzerinde taşınmış
kıpırtısız bedenleri.
basarken her birini bağrına hüzünle
toprak bile şaşırmış
kimilerinin sitemsiz ölümlerine.
ama ölüm,
öğretmedi şimdiye dek kimseye
ağız dolusu gülmesini.

ben insanoğluyum
tarih öncesinden başlar yolculuğum.
kurt ile kuzunun karıştığı,
türkülerle ağıtların yarıştığı,
geçmiş ile geleceğin
düşman olup çatıştığı
bir serüven gibi tarihim.
tanığım olun,
durmadan kanıyor yaralarım.

hep içimdeki çocuğun hayalidir
yazdığım her şiir,
belki çılgıncadır hayalim:
her gün kin ve nefret tohumları ekilen toprakta
ve yaratılan her yeni savaşta
barışı savunmak inatla,
ve her ölümden
yeni bir yaşam yaratmak
istiyorum...


Yorumlar - Yorum Yaz