Barışa adanan şiir

Barışa adanmış şiir

ben insanoğluyum,
sonsuzluktur benim çizgim,
umut ve özgürlük ateşi benimleyken.
oysa ölümlüyüm!
ama kendi düşsel dünyamda 
havalandığımda ışık demetleriyle 
Tanrı katının da bekçisiyim!
ve düşleriyle 
Tanrıları bile çıldırtan bir divaneyim! 
ben kendimi 
yalnızca düşlerle veririm ele! 
düşlerim, 
büyüklüğüdür 
asıl gerçeği içinde taşıyan 
tarihimin...
                                

ben insanoğluyum
çağlar öncesinden geliyorum.
ölümüne kuru ve soğuk
bir kan ve ter fırtınasında doğmuşum,
ondan mutlaka
bahara, ışığa, barışa ve aşka
bunca tutkun oluşum.


yaşımı sormayın bana
hep küçük bir çocuk var içimde
ruhumda fırtınalar estiren
sesini hep duyduğum
dev yumruklu bir çocuk.
onun yaşam sevinci 
ve hayallerine tutunarak 
yürüyorum.
ihanetlerden yorgun
dudaklarımda şiir,
aşıp giderken zamanı
çıplak ayaklarımla,
bırakıp geride
damla damla kızıllığını
hiç iyileşmeyen yaralarımın,
yaşımı mezar taşlarına bakarak buluyorum.


ben insanoğluyum
tarih ötesinden geliyorum.
kocaman bir mezarlık gibi tarihiniz
hep özlemleriyle gömülmüş insanlarınız.
vurulmuşlar yaylım ateşlerde
hain pusularda
gece gündüz.
bir dağ gibi devrilmiş kimileri
mayıs çiçeklerini görmeden, 
kimi henüz bulamamış daha
başını koyacak bir yar dizi
kimileri koyamamış henüz
doğan çocuklarının ismini.
kiminin kömür olmuş kemikleri de.
hep eller üzerinde taşınmış 
kıpırtısız bedenleri.
basarken bağrına hüzünle
toprak bile şaşırmış
kimilerinin sitemsiz ölümlerine.
ama ölüm,
öğretmedi şimdiye dek hiç kimseye
ağız dolusu gülmesini.


ben insanoğluyum
tarih öncesinden başlar yolculuğum.
kurt ile kuzunun karıştığı,
türkülerle ağıtların yarıştığı,
geçmiş ile geleceğin
düşman olup çatıştığı
bir serüven gibi tarihim.
tanığım olun,
durmadan kanıyor yaralarım.
hep içimdeki çocuğun hayalidir
yazdığım her şiir,
belki çılgıncadır hayalim:
her gün kin ve nefret tohumları ekilen toprakta
ve yaratılan her yeni savaşta
barışı savunmak, 
sanki her ölümden yeni bir yaşam yaratmak
istiyorum...


Yorumlar - Yorum Yaz