Analar büyük ölür

Analar büyük ölür

 

 
 
                                

Odayı derin bir kederin o kasvetli sessizliği sarmış
Bir ana hastadır.
Başındakilerin yüzleri üzüntüden yorgun
Onun dalgın gözleri.
Ufalmış yüzünde, geniş alnı sararmış,
Saçlarındaki aklarda, gençlik günleri.

Ana hastadır.
Kutsal görevini anımsıyor bir kez daha
Yavrularının yüzüne tek tek baktı da
Uzaktaki selviliklere çevirmeden önce yüzünü.
Tüm bir ömrü gelip geçiyor gözlerinin önünden
Anılarla yüklü garip bir sis içinde
Geldi işte yüce bir ruhun o son günü.

Ana hastadır.
Buluştu yoksul elleri ürkekçe
Kırışıklıklarını ıslattı gözlerinin yaşları
Derinden gelen bir sesi dinliyormuş gibi
Yavaş yavaş çatılırken kaşları.
Sanki hiç yaşamamış gibi ölecekti,
Ama sessizliğinde bu odanın
Yalnızca hıçkırıklar inleyecekti.

Ana hastadır.
Büyük olur bir ananın gururu
Ecel bile, onun yanına el bağlayıp da girecektir.
Bilir, nefesinden korkan ölümlülerden biri değildir
Hiç ölmeyen bir ruh ölüm döşeğindedir.
Onun alnında şimdi ecelin gölgesi var
Ağır ağır kapanan gözlerinden anladılar
Başucundakiler
Onun sonuncu doğumunu...

Gökler şimdi geri mi alacak yeryüzünden tohumunu?
Yoksa bir yıldız daha mı kayacak?
Sanki yetmiyormuş gibi boşluklar.
Yeryüzünde nice analar
Kayan o yıldıza mı bağlayacak umudunu?