Edebi Yazılar 
Siyasi Yazılar 
Yeşil Yazılar 
Şiirler
Araştırmalar
Ekoloji 
Tarihten Sayfalar
Efsaneler
Kasaba Ezgileri 
Kızılderililer
Madımak
İz Bırakanlar
Not Defteri
Duvar
 Atatürk resimleri
 Atatürk gifleri
 Che Guevara
 Çizimlerim
 Gezi Parkı Direnişi
 Çaldağı videoları
 Che Guevara
 Nazım Hikmet
Videolar
 Şiir dinletisi
 Efsaneler
Müzik
 Yerli müzik
 Yabancı müzik
 Kızılderili müzikleri
Oyunlar
Satranç
Genel kültür
Stardoll
   Dost Siteler
  Yakamoz
  Çaldağı
 Tumblr
  Şiir Kenti
Düşünce Tarihi
  TEMA Vakfı
  EGEÇEP
Manidar
      Ziyaretçi Defteri
Kitap

Hep o aynı film!

 

Aslında bu filmi de daha önce görmüştünüz!
Değil mi?

Yaşadığınız herşey bir sinema mı?
Yoksa hayatın gerçek seansları mı?

Örneğin; niçin her gün “acaba bugün de yeni bir kriz daha çıkar mı” gerilimi yaşamak zorundasınız? 

Haber programlarında, ekranda “son” yazısını görünce, neden  koltuklarımızdan öfkeyle kalkıyorsunuz? 

Ya da kabadayılık taslamak ile politika yapmayı bir türlü birbirinden ayıramayan, ikiyüzlülükleri ile küstahlıklarını hemen her fırsatta sergileyen bazı bakan ve vekillerinizin sorumsuzca ettiği laflar yüzünden neden her geçen gün biraz daha yoksullaşıyorsunuz?

 

Niçin hükümet temsilcilerinin zırt pırt yarattıkları krizlerden sonra, ekran karşısında “merak etmeyin hükümetimiz çok iyi yoldadır, zaten az önce de IMF bizi çok çok tebrik etti” sözlerini dinlemek için heyecanla beklemek zorunda kalıyorsunuz?
Böylece piyasalar biraz da olsa rahatlayacak diye teselli mi buluyorsunuz? 
Ardından yeni zamlar ve yeni gamlar mı geliyor sırada?
“Yalan”, zaten izlediğiniz en eski siyah-beyaz filmin adı...

Artık varlıkları bile ülke için başlı başına bir “kriz” olduğu anlaşılan, ağzından çıkanı kulağı duymayan bazı bakanlara neden katlanmak zorundasınız? 
Alternatifleri yok, tek başına iktidarlar diye mi?
Her yönüyle sadece sermaye düzeninin kuklaları olduğunu kanıtlayan, köylüye “gözünüzü toprak doyursun”, işçiye “sıfır zam” diyen, ardından da TİSK Başkanı Baydur’a şımarıkça “eksi zam bile olabilir” dedirten bu hükümetin kimliği, özellikle çalışan ve emeği ile geçinen insanlar için, laik, demokrat ve çağdaş kimlikler için başlı başına bir zulüm olmadı mı?

* * *

Hiçbiriniz de izlediğiniz filmin kahramanları olamadınız. 
Ne senaryoda bir iziniz var, ne yönetmensiniz, hatta ne de figüran.   
Hepsinde de IMF’in imzası var. 
Siz, izlemek için bu filmi senaryosu değişik diye seçmişsiniz sadece, o kadar...
Ama… Bir film mi izlediğiniz gerçekten? 
Yoksa hayatın gerçek seansları mı tüm bunlar?
Örneğin; demokrasiyi yaşıyor musunuz? 
Siyasetle filan bir ilginiz var mı? 
Yoksa 50 yıldır sizin adınıza hep başkalarının, ama aslında hep de aynı kafaların mı siyaset yapmasına izin vermişsiniz?
Meclis Televizyonu'nun biletsiz seyircileri misiniz sadece?
Peki, yeni bir kriz daha olmayacağının bir garantisi var mı?

* * *

Yaşadığınız gerçek hayatın seansları mı? Yoksa bir film mi izliyorsunuz?
“Film” diyorsanız,  daha önceleri de defalarca gördüğünüz bu gerilim filmini hala sessizce izlemek zorunda mısınız? Hala sessizce bu filmi izlemek bir zulüm olmuyor mu?
“Gerçek hayat” diyorsanız, siz bu hayatı mı seçtiniz? 
Bu hayata layık olduğunuzu mu düşünüyorsunuz

Ya da… Sadece “seyirci” gibi olmaktan artık vazgeçmeyi hiç düşünmüyor musunuz?
Her şeye razı mısınız, “yalan rüzgarları”nın savurduğu hayat böyle sadece gözlerinizin önünden değil, avuçlarınızın da içinden de kayıp gidiyorken?
En azından hayatı bir film gibi izlemek üzere oturduğunuz koltukta biraz kımıldayabilirsiniz. Böylece ya filmin senaryosunu, ya oyuncuların performansını ya da filmin sonunu beğenmediğinizi, daha önce de hep gördüğünüz bir filmi yeniden izlemek zorunda kalmaktan rahatsızlığınızı ifade etmiş olursunuz hiç olmazsa.
     
* * *

Aslında, bu film de çoktan bitti. 
Ama siz hala farkında değilsiniz.
Çünkü hayatı “bir film gibi” izlemek için sessiz ve kıpırtısız oturduğunuz koltuklarınızda uyuya kalmışsınız...
“Son” yazısını da belki bu yüzden kaçırdınız.

Ama yine de...
İyi uykular hepinize...
Öyle ya; vakit şimdi gece...


0 Yorum - Yorum Yaz
        Mustafa Kemal
M. Kemal Atatürk
  Atatürk'ün soyağacı
 Kırmızı Hafızlar ailesi
  Akıncı torunu Mustafa
        Maden Dosyası
  Yeşil cennete tehdit
 Çaldağı bizimdir!
  Vahşi madencilik
  Yüzyılın dalgası
   Che Guevara
Ernesto Che Guevara
  Hayatı ve eserleri
BM konuşması
  Videolar
   Kızılderililer
Kızılderililer Sayfası
  Tarihleri
 Yaşamları
 Müzikleri
  Videolar
Gerenimo
 Seattle'in mektubu
     Misafir Kalem

Eğitimci şair-yazar

A. Yavasli

Aydoğan Yavaşlı