Edebi Yazılar 
Siyasi Yazılar 
Yeşil Yazılar 
Şiirler
Araştırmalar
Ekoloji 
Tarihten Sayfalar
Efsaneler
Kasaba Ezgileri 
Kızılderililer
Madımak
İz Bırakanlar
Not Defteri
Duvar
 Atatürk resimleri
 Atatürk gifleri
 Che Guevara
 Çizimlerim
 Gezi Parkı Direnişi
 Çaldağı videoları
 Che Guevara
 Nazım Hikmet
Videolar
 Şiir dinletisi
 Efsaneler
Müzik
 Yerli müzik
 Yabancı müzik
 Kızılderili müzikleri
Oyunlar
Satranç
Genel kültür
Stardoll
   Dost Siteler
  Yakamoz
  Çaldağı
 Tumblr
  Şiir Kenti
Düşünce Tarihi
  TEMA Vakfı
  EGEÇEP
Manidar
      Ziyaretçi Defteri
Kitap

Yeter ki kararmasın

Yeter ki kararmasın

İnsan hem tutkunu, hem de bilgesi olabilir mi hayatın?
Zaman, aydınlığın peşine düşmüşse eğer, tutkunu olmak mümkün.
Bilgelikse, belki.
Zaman, akşamı takıp da koluna, gelecek günlerin peşinden gizemli bir heyecanla durmadan koşup duruyor. Hep aydınlık özlemiyle.
Ama bilinmezliğe doğru da bir savruluşla…

Özlem ise; hep bir adım ötede, bir solukta varılacak gibi sanki.
Ve zamanın törpüsü karanlığın zırhını inceltirken, umut da hep bir adımda varılacak kadar yakın görünür. Tıpkı bir serap gibi bir görünüp bir kaybolur bazen hayatın med-cezirleri içinde.

Bu süreçte aşılması gereken tek duygu ise; yalnızlık!
Taşımak zorunda kaldığımız en ağır yükümüz; yalnızlığımızdır bazen.
Çünkü gün geçtikçe daha çok içimize kapanır olduk.
Etrafımıza kalın duvarlı kaleler kuruyoruz sanki.
Birbirimizle yüzeysel sohbetler, ikircikli gülüşler ve bir kaç dakikalık sevinçler dışında pek de fazla bir şey paylaşamıyoruz artık. Kendimize birine açarsak, sanki benliğimizi yitirecek gibi mi hissediyoruz yoksa?

Yalnızlık çöküyor üstümüze bazen yoğun bir şekilde. Taşıyamaz hale geliyoruz.
Gece gibi, yoğun bir kasvetle çöküverir insanın içine yalnızlık.
Paylaşılmadıkça da kolay kolay kaybolmaz kendiliğinden. Yalnızlık duygusu, sığınmacı da yapar insanı.
Çoğunlukla da bilinmezliğe doğru bir savruluşla.

Yalnızlıkla baş edebilmenin bir yolu da, yalnızlığıyla iyi geçinebilmesidir insanın.
Ama yine de iyi geçineyim derken, insanın en sadık dostu olmamalı yalnızlık.
En doğru yol; paylaşmak!
Yalnızlık paylaşıldıkça azalır.
Sevgi ise paylaşıldıkça çoğalır…
Kuşkusuz ki her insan zaman zaman kendisini yalnız hissetmiş, yalnızlık duygusunun pençesine düşmüştür. Aslında her insan kendi içinde bir parça yalnızdır… İşte bu noktada, yüreklerimizin yarattığı bir başka mucize var: O da dostluk! Geleceğin peşinden soluk soluğa koşan zaman, alaca karanlıkta bir dost bulur da getirir mutlaka, pırıl pırıl bir buluşmaya, yalnızlığı yok etmeye. 
Çoğunlukla sakıncalı bir dost olan yalnızlık, paylaşıldıkça görülecektir ki, kimi zaman daha doğru ve yeni dostluk kapılarını da açan bir anahtar gibidir. Geceleri karanlık gökyüzünde parıldayan yıldızlar ve gülümseyen ay gibi. Ya da koca bir dağın ardından, bulutların arasından sıyrılıp da sizi selamlayan güneş gibi… Ve birdenbire tüm kara bulutları dağıtabileceğini ayrımsar insan o anda.
Yeter ki, kararmasın sol göğsümüzde taşıdığımız cevahir

Yorumlar - Yorum Yaz
        Mustafa Kemal
M. Kemal Atatürk
  Atatürk'ün soyağacı
 Kırmızı Hafızlar ailesi
  Akıncı torunu Mustafa
        Maden Dosyası
  Yeşil cennete tehdit
 Çaldağı bizimdir!
  Vahşi madencilik
  Yüzyılın dalgası
   Che Guevara
Ernesto Che Guevara
  Hayatı ve eserleri
BM konuşması
  Videolar
   Kızılderililer
Kızılderililer Sayfası
  Tarihleri
 Yaşamları
 Müzikleri
  Videolar
Gerenimo
 Seattle'in mektubu
     Misafir Kalem

Eğitimci şair-yazar

A. Yavasli

Aydoğan Yavaşlı