Edebi Yazılar 
Siyasi Yazılar 
Yeşil Yazılar 
Şiirler
Araştırmalar
Ekoloji 
Tarihten Sayfalar
Efsaneler
Kasaba Ezgileri 
Kızılderililer
Madımak
İz Bırakanlar
Not Defteri
Duvar
 Atatürk resimleri
 Atatürk gifleri
 Che Guevara
 Çizimlerim
 Gezi Parkı Direnişi
 Çaldağı videoları
 Che Guevara
 Nazım Hikmet
Videolar
 Şiir dinletisi
 Efsaneler
Müzik
 Yerli müzik
 Yabancı müzik
 Kızılderili müzikleri
Oyunlar
Satranç
Genel kültür
Stardoll
   Dost Siteler
  Yakamoz
  Çaldağı
 Tumblr
  Şiir Kenti
Düşünce Tarihi
  TEMA Vakfı
  EGEÇEP
Manidar
      Ziyaretçi Defteri
Kitap

Vakit, gecikmiş güz

Vakit, gecikmiş güz
 
Bahar isyankardır! İlk de olsa, son da olsa...
Aylarca yeraltında bekleyen minik tohum, bir sevinç çigligi gibi fışkırır yeryüzüne, yemyeşil... Itırlarıyla, renkli taç yapraklarıyla selamlar baharı. 
Bir özgürlük çığlığı, bir sevdadır bahar...

Ve her sonbahar, doğa sarıya verir birinciliği! 
Baharın yeşerttiği yapraklar, sarışın hazanla birlikte yaşama bağlandığı ipi de çeker gibidir! Ve kahverengiye dönüşürken de, dallara veda etmeye hazırlanırlar! 
Yaşama bağlanış kadar, öümü de hatırlayış gibidir doğadaki yaprak dökümleri...

Ağaçlar, yaprakları tarafından terkedilişleriyle kışa hazırlanacak, dallarının çirilçiplakligiyla. Ve şimdi mevsim dönümü yaşiyor doğa! 
Vakit gecikmiş güz...
 
Sokaklar daha kalabalık, gündüzün heyecan saatlerinde. 
Okullar açıldı.  
Geceler, kahreden sessizliğe yürüyor adım adım.  
Vakit gecikmiş güz...

Yarım kalan bir şiir, bestelenmemiş bir şarkı şimdi umut! 
Ve henüz yaşanılmamış heyecanları anımsatan, geri dönen sessiz bir gemi gibi! Yelkensiz ve rüzgarsız! Derinliği bilinmez bir acılar denizinde! 
Belki kağıttan bir kayık umut! 
Bir başka kıyıya vurur hep, her rüzgarla! Ve lirik bir müziğin ağdalı bir makamı yankılanır onu bekleyen iskelelerde. 
İskelenin adı: Yalnızlar Rıhtımı... 
Tutkularsa, hep yaşanılmamışlıklara dair!
 
Vakit  gecikmiş güz...        
Saatler şimdi akşamı kendi rengiyle buluşturmuş. 
Şehrin meydanları geceye dönüyor, insanlar da evlerine... 
Birahanelerin kalabalığı, sanki bir başkaldırıdır hayata!
Ağdalı bir ses yankılanır bir birahanede:
— Hey garson! Tabağıma bir karanfil koy! Biraz da Müslüm Gürses...
Garsonun adı:
Yeter!

Saatler ilerlerken, geceyi de kemiriyor. Sabah bir rüzgar ötede. 
Güneş doğmaya hazırlanırken, bir şeyler söylemek ister gibi, kıpkızıl gökyüzünün tanıklığında:
Yarım kalan şiiri tamamlamak?
Şafağın ışık şarkısını bestelemek? 
Ama yalnızca sevdaya dair...
 
Vakit gecikmiş güz... 
Gün ışığından önce, sokaklarda işçiler yerini alacak yine. 
Asgari ücret denilen insanlık dışı koşullara boyun eğmişliğin simgesi. 
Gönüllü ama sigortasız bir asgari hayat! 
Onlar, bu hayatın gizli kahramanları.
Yenik orduların isimsiz askerleri gibi...
Gün yine geceye, gece yine güne dönecek.
Hayat sürüp gidiyor işte.
Ve vakit şimdi gecikmiş güz...

1 Ekim 1999    

Yorumlar - Yorum Yaz
        Mustafa Kemal
M. Kemal Atatürk
  Atatürk'ün soyağacı
 Kırmızı Hafızlar ailesi
  Akıncı torunu Mustafa
        Maden Dosyası
  Yeşil cennete tehdit
 Çaldağı bizimdir!
  Vahşi madencilik
  Yüzyılın dalgası
   Che Guevara
Ernesto Che Guevara
  Hayatı ve eserleri
BM konuşması
  Videolar
   Kızılderililer
Kızılderililer Sayfası
  Tarihleri
 Yaşamları
 Müzikleri
  Videolar
Gerenimo
 Seattle'in mektubu
     Misafir Kalem

Eğitimci şair-yazar

A. Yavasli

Aydoğan Yavaşlı