Edebi Yazılar 
Siyasi Yazılar 
Yeşil Yazılar 
Şiirler
Araştırmalar
Ekoloji 
Tarihten Sayfalar
Efsaneler
Kasaba Ezgileri 
Kızılderililer
Madımak
İz Bırakanlar
Not Defteri
Duvar
 Atatürk resimleri
 Atatürk gifleri
 Che Guevara
 Çizimlerim
 Gezi Parkı Direnişi
 Çaldağı videoları
 Che Guevara
 Nazım Hikmet
Videolar
 Şiir dinletisi
 Efsaneler
Müzik
 Yerli müzik
 Yabancı müzik
 Kızılderili müzikleri
Oyunlar
Satranç
Genel kültür
Stardoll
   Dost Siteler
  Yakamoz
  Çaldağı
 Tumblr
  Şiir Kenti
Düşünce Tarihi
  TEMA Vakfı
  EGEÇEP
Manidar
      Ziyaretçi Defteri
Kitap

Akıncı torunu Mustafa

Akıncı torunu Mustafa

2006 ylında, doğumunun 125. yılı dolayısıyla Atatürk ile ilgili pek çok şey anlatılacak, pek çok etkinlikler yapılacak kuşkusuz. Ama yine asıl bilmemiz gerekenler ve onu "ATATÜRK" yapan özellikleri ile anlatılmayacak. Kendimi bildim bileli hakkındaki gerçekler ama bilinçli, ama bilinçsiz bir şekilde hep çarpıtılarak anlatılır. 

Şurası bir gerçek ki, öteden beri bize hep "devlet adamı Atatürk" anlatılır, ama "devrimci Mustafa Kemal" anlatılmaz. Gerçekleştirdiği devrimler bile, hep sanki "devrim" gibi değil,
devrim kavramı sanki suçmuş gibi saklanmaya da çalışarak, ayıplı bir ifade gibi, hep "inkılâp" diye tanımlanır. "Devrim" sözü ayıp ve yasaklı bir kelime gibidir.

Hayatı hakkında bile bizlere sadece bilmemiz gerektiği kadarı anlatılır. Anne ve babasının kim olduğu, 2 katlı pembe boyalı bir evde doğduğu, çocukluğunda dayısının çiftliğinde teneke çalarak kargaları korkutup kaçırdığıdır Mustafa Kemal'in çocukluk yaşamı hakkında anlatılanlar.
 

Ama asıl bilinmesi gereken Mustafa Kemal değil de, yine devlet adamı Atatürk anlatılmak istenmektedir burada. 

Öyle anlatılır ki, sanki Atatürk insan olmaktan çıkarılıp da bir mit haline getirilir. Böylece onu asıl Atatürk yapan gerçek yönleri de gözardı edilir. O, bir mit veya masal kahramanı gibi anlatılarak, hep bizler için "ulaşılmaz biri" kılınmak istenmiştir böylece. Oysa insan ve devrimci yönü gerçekten tam ve doğru anlatılsa, O'nu daha iyi anlayabilmek daha kolay olabilirdi. Ya da böyle yaparak, artık hiç kimsenin bir Mustafa Kemal gibi olması istenmiyor! 
 

Hakkındaki pek çok gerçek, bilinçli ve planlı bir şekilde gizleniyor da üstelik. Örneğin, 1926 yılında, Suudi Kralının Arabistan'daki tüm mezarları yıkma kararı aldığında, sıranın Hz. Muhammed'in mezarına da geleceğini öğrenen Mustafa Kemal Atatürk, hemen Suudi Kralına bir telgraf çekmiş ve "Eğer Muhammed'in mezarının tek taşına bile dokunursanız, hemen ordumu gönderirim" diye uyarmıştır. Bunun üzerine de Suudiler Hz. Muhammed'in mezarına hiç dokunamamışlardır. 

Buradan da anlaşılıyor ki, Atatürk olmasaydı, Muhammed'in mezarı da olmayacaktı. 
Belgeli de olan bu bilgi, bu ülkede güya  Atatürkçülük adına darbe yaptığını söyleyen Kenan Evren'in emriyle saklanmış ve hâlâ da açıklanmayan çok önemli bir bilgidir. Bu bilgi neden açıklanmak istenmiyor ve hatta bu söz konusu belge o dönemin Cumhurbaşkanı makamında oturanlar tarafından verilen emirle hala neden saklanıyor dersiniz? Arif olan anlar tabii ki. Biraz kafanızı çalıştırırsanız, nedenini elbet bulursunuz.

Atatürk'ün doğumunun 125. yılı dolayısıyla, bir dönem yapmış olduğum araştırmamın bir bölümünü işte tüm bu nedenlerle paylaşmak istiyorum bu yazımda. Mustafa Kemal'in yaşamı hakkında neler biliyorsunuz? Anne ve babasının kim olduğu, iki katlı pembe bir evde doğduğu dışında... hakkında neler biliyorsunuz? Örneğin soy ağacını biliyor musunuz? Kendisinin bir akıncı torunu olduğunu, hem anne, hem de baba tarafından dedelerinin hafız olduğunu?

Mustafa Kemal'in annesi Zübeyde Hanım, 1860'lı yılların sonunda Selanik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş ünlü "Hacı Sofi" ailesinden Feyzullah Ağa'nın kızıdır. Gümrük Muhafaza Teşkilatı'nda memurluk yaparken Zübeyde Hanım ile evlenen Ali Rıza Efendi de, 1877 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan önce Selanik Asakir-i Milliye Taburu'nda subaylık yapmıştır. Mustafa Kemal'in babası Ali Rıza Efendi, 14-15. yüzyıllarda Selanik'in Kocacık köyüne yerleşen, "Kırmızı Hafız" olarak anılan Ahmet Efendi'nin oğludur.

"Kırmızı Hafızlar"
soyu, Osmanlılar döneminde Konya'ya yerleşen bir Türkmen (yörük) grubuna dayanır. Kimi bilgilere göre, bu grubun bazıları Söke'de de yaşamışlardır. "Kırmızı" lakabı, saçlarının kızıla yakın altın sarısı renginde olması nedeniyledir.

Selanik'in
Kocacık köyü, Türklerin yoğun olduğu bir yörük köyüdür. Rumeli'nde zaman zaman ortaya çıkan kargaşaların yatıştırılabilmesi amacıyla Osmanlı Devleti tarafından zaman zaman akıncı beylerinden uç beylikleri de atanarak bölgeye bazı yerleştirmeler yapılmıştır. "Kırmızı Hafız Ailesi" de, Selanik'in Kocacık Köyü'ne yerleşen bir 'akıncı Türk boyu'dur. Kocacık köyünün Taşlı mahallesinde yaşayan Kırmızı Hafız Ahmet Efendi, 1830'lu yılların sonunda, Selanik'in Kasımiye mahallesine yerleşmiş ve Çınarlı mahallesindeki bir ilkokulda bir süre öğretmenlik de yapmış. Mustafa Kemal'in babası Ali Rıza Efendi de o yıllarda burada doğmuş.

Osmanlıların Balkanlarda bazı sorunlar yaşamaya başladığı bir dönemde, yerleşim bölgesinde bir çatışmaya müdahele eden Kırmızı Hafız Ahmet Efendi, yetkililer tarafından hakkında tutuklama kararı çıkarılınca, yer değiştirmek suretiyle kaçmak zorunda kalır. Bir süre izini kaybettirmesi nedeniyle de, o yörede "Firari Ahmet Efendi" olarak anılmaya başlar. Ancak yıllar sonra, olay unutulup hakkındaki karar değişince ortaya çıkar ve geri döner. Bilgilere göre, Mustafa Kemal'in babaannesi ile de bundan sonra evlenir. Mustafa Kemal'in soyağacı ile ilgili bazı bilgilere ulaşılamaması ve yeterli bilgi edinilememesi, belki de bu ayrıntı nedeniyledir.

Kısaca aktardığım "soyağacı" konusundaki bu bilgiler, Mustafa Kemal'in "özbe öz Türk" olduğunu kanıtladığı gibi, hem anne, hem de baba tarafından dedelerinin "hafız" olması da, çok iyi bir din eğitimi aldığını anlayabilmemiz bakımından son derece anlamlı. Sanırım bu ayrıntı da, dinini bilmediği ve bu yüzden "laiklik" düşüncesini savunduğu iddialarını çürütecek bir başka bilgi özelliği taşıyabilir. Yani; Mustafa Kemal dini bilmediği için değil, çok iyi bildiği için laiktir.

Refahyol Hükümeti döneminde, Erbakan Başbakanlık koltuğunda otururken, bir Refah Partisi milletvekili, "Mustafa Kemal'in 'piç' olduğu ve annesi hakkında da "vesikalı" olduğu şeklinde ahlaka aykırı bir takım iftiralar" içeren bildirileri TBMM'de dağıtmıştı. Bu olaydan sonra, bu konuda bir araştırma yapma gereği duymuştum, bunun sadece bir "densizlik" anlamına gelmediği, bilinçli bir şekilde iktidar partisi tarafından yönlendirilip desteklendiğini fark ederek.

Adını anarak ağzımı kitletmek istemediğim, ama bilmeyenler için söylemekte yarar gördüğüm bu zavallı, hatırlanacağı gibi, Refah Partisi Milletvekili Hasan Mezarcı'ydı. Ne denli zavallı biri olduğunu, postu serdiği yurt dışında, zaten kendisini "Mehdi" ilan ederek kanıtlamıştı. Hasan Mezarcı, doğa tarafından bu şekilde bir cezaya çarptırılmış bir zavallı karakter olarak yaşamını sürdürmeye mahkum kaldı sonunda.

Onun lekelemeye çalıştığı Mustafa Kemal ise, doğumunun 125. yılında tüm dünya çapında yapılan anketlerde "yüzyılın lideri" olarak seçildi. Geçenlerde yabancı ülkede yapılan bir anket hakkında açıklama yapan bir dergi ise, "reankarnasyon" olayına değinerek, "dünyaya en çok kimin yeniden gelmesini istersiniz?" şeklindeki soruya verilen cevapta, "Mustafa Kemal Atatürk" adının telaffuz edildiğini açıklıyordu.

19 Mayıs 2006    
Daha geniş bilgi için tıklayınız:  Atatürk'ün soyağacı

Yorumlar - Yorum Yaz


        Mustafa Kemal
M. Kemal Atatürk
  Atatürk'ün soyağacı
 Kırmızı Hafızlar ailesi
  Akıncı torunu Mustafa
        Maden Dosyası
  Yeşil cennete tehdit
 Çaldağı bizimdir!
  Vahşi madencilik
  Yüzyılın dalgası
   Che Guevara
Ernesto Che Guevara
  Hayatı ve eserleri
BM konuşması
  Videolar
   Kızılderililer
Kızılderililer Sayfası
  Tarihleri
 Yaşamları
 Müzikleri
  Videolar
Gerenimo
 Seattle'in mektubu
     Misafir Kalem

Eğitimci şair-yazar

A. Yavasli

Aydoğan Yavaşlı