Edebi Yazılar 
Siyasi Yazılar 
Yeşil Yazılar 
Şiirler
Araştırmalar
Ekoloji 
Tarihten Sayfalar
Efsaneler
Kasaba Ezgileri 
Kızılderililer
Madımak
İz Bırakanlar
Not Defteri
Duvar
 Atatürk resimleri
 Atatürk gifleri
 Che Guevara
 Çizimlerim
 Gezi Parkı Direnişi
 Çaldağı videoları
 Che Guevara
 Nazım Hikmet
Videolar
 Şiir dinletisi
 Efsaneler
Müzik
 Yerli müzik
 Yabancı müzik
 Kızılderili müzikleri
Oyunlar
Satranç
Genel kültür
Stardoll
   Dost Siteler
  Yakamoz
  Çaldağı
 Tumblr
  Şiir Kenti
Düşünce Tarihi
  TEMA Vakfı
  EGEÇEP
Manidar
      Ziyaretçi Defteri
Kitap

Tarih

   
   
Geçmişi olmayan bir toplum veya bir devlet düşünülemez. Ünlü İngiliz yazar William Shakespeare’in bir deyişiyle, “Bütün dünler, bugünleri aydınlatan fenerlerdir.” A. W. Gulyga’ya göre ise; “Tarih, insanlığın belleğidir.” Bir Sovyet düşünür de "Tarih, halkın ruhudur” der.

Tarihi araştırıp aydınlatmak, insanlığın belleğini diri tutma amacına da hizmet eder. Aynı zamanda, dünyanın seyri ve insanoğlunun yaşam kavgası süresince çesitli uygarlıklar kurmuş, ama tarihin akışı, çağların devinimi ve ivmesi içinde zamanla ortadan kalkmış ya da unutulmuş topluluk ve halkların ruhunu yaşatmak anlamını da taşıyor. Tarih sayesinde onların yaşamları, uygarlıkları, felsefeleri, kültürleri ve kimlikleri hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz. Ama doğru bir tarih anlayışı sayesinde...

 İnsanların dünyası
 İlk kavga ve savaş
Kentleşme ve uygarlık
 Tarih nedir, ne değildir?
Güdümlü tarih
 Seba Melikesi Belkıs'ın gerdanlığı
 Belkıs'ın gerdanlığı efsanesinin yorumu
 Amazonlar
 Kızılderililer
 Kızılderililerin tarihi
Reis Seattle'in ABD Başkanına mektubu
Efsanevi savaşçı ve son Apaçi: Gerenimo
 Lidya'nın dramı ve Krezüs
 Bizans ve Anadolu
 Melez bir toplum: Rumlar
 Uygarlıkların beşiği ve mezarı: Anadolu
 Uygarlıkların anası Ege
 Truva ve Truvalılar
 Truva Savaşı efsanesi
 İliada destanı hakkında
 İliada destanı
 Odessia destanı
Şeyh Bedrettin
 Yürüyen adamlar
Bir aşk ve bir şehrin hikâyesi
Bir nikâh ve bir söz
Vadedilmiş topraklara geliş
Vadedilmiş topraklarda aşkın tohumları
Vadedilmiş topraklarda azap tohumları
Sancaklı aşireti
Dünyayı güldüren adam: Nasrettin Hoca
70lik bir delikanlı: Prof. Salih Özbaran
Deyimden gerçeğe: Trampete gitmek
Perrül dede uydurması
Hurafeler ve bir kitabın eleştirisi
Yeşilin atası: Manisa Tarzanı
Dünya hali
20. Yüzyıl: Devrimler çağı
 Cinnîler
 Cinnî Hoca: Bilge mi, evliya mı?
 Çakıcı Mehmet Efe ve Sabancı Çeşmesi
 Çakıcı Mehmet Efe ve Kız Okulu hikâyesi
 Akıncı torunu Mustafa
 Mustafa Kemal Atatürk'ün soyağacı
 Kırmızı Hafızlar sülâlesi
 Sessiz Gazi
 'Adını Gülsün koyalım'
 Atatürk ve Nazım Hikmet
 Bir çöküşün anatomisi ve Osmanlı gerçeği
 Osmanlı Devleti'nin çöküş nedenleri
 Bir çöküş: Kaos ve Osmanlı gerçeği
Şeyh Turud kimdir?
Osman Bey'in vaadinin anlamı nedir?
Celali isyanları
Savaşlar: Yıkım ve perişanlık
Savaşa hayır!
İsyan ve direnişin "kasaba"laştırdığı yer
Özgürlüğe veda
Ekmek ve tuz
Çember ihanetle daha da daralıyor
Toprak uyanıyor!
Tarihte Turgutlu'nun yakılması olayı
Kurtuluşa doğru
Gülen yüzlerde ağlayan gözler
Kız çocuğu
Emine'nin şehadeti
Kasaba harabelerinde
Turgutlu'nun kurtuluş günü
Kurtuluş günü ve 'kurtulan bayrak' olayı
Atatürk'ün ağzından 'kurtulan bayrak'
'Kasaba' adının tarih içindeki anlamı
26 Ocak nasıl yerel kutlama günü oldu?

"Medine" Arapça'da "kent" demektir. Türkçesi "uygarlık" anlamına gelen Arapçadaki medeniyet sözcüğü de buradan geliyor. İnsanoğlunun yeryüzündeki uygarlık süreci “kentleşme” ile birlikte başlıyor. Ancak “kentleşme”yi yalnızca yerleşik hayata geçiş anlamında kullanıyorum, bugünkü anlamda bir “uygarlaşma” anlamında değil. Nedeni ise; “uygarlık” kavramının daha geniş bir anlamı kapsaması, daha derin bir anlayışı içermesi. Bugünkü anlamda “uygar insan” tanımı yaparken, nasıl bu tanımı hak edecek bazı temel kriterler ve değer yargıları ile ölçüm yapılıyorsa, toplum ve toplulukları da uygarlık düzeyleri ile aynı şekilde ölçüp elekten geçirebilmek gerekli. Bu da Mehmet Akif'in "medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar" sözüne bir çağrışım olabilir.

Uygar bir toplum veya halktan söz edebilmek için, onların kültürlerini, yaşayışlarını, çağı geliştirme veya yaşanılan çağa uygun olabilecek düzeyde yaptığı atılımları, barışçıl olup olmadıkları, insanı nasıl ele alıp değerlendirdikleri ve felsefelerinin iyi irdelenmesi gerek. Yerleşik hayata geçiş ve kentleşmenin başlamasıyla hemen ve birdenbire uygar olunamıyor. Çünkü insanoğlu tarih boyunca, kendi neslinin varlığından itibaren hep daha uygar olabilmek, uygarlıklarını geliştirebilme, çaği değiştirebilme davranışı içinde. Bu davranış kimi zaman barışçı, kimi zaman da barışçı olmayan yollar izlemiş. Savaş, bu nedenle ilk çağlardan beri insanoğlu ile birlikte anılan bir gerçeklik olmuş!     Devam et

Önceleri klan ya da aile toplulukları halinde mağaralarda yaşayan insanoğlu, sonraları çoğalıp, giderek genişleyince kabile oluşmuş. Bu dönemde sadece avcılık yaparak geçinemez olan insanoğlu, hayvanları eğiterek, hayvancılığı uğraş edinmeye başlamış. Böylelikle de hayvanların beslenebilmesi sorunu ile birlikte, uygun doğa ve iklim koşulları arayışı içine giren insanoğlu için “göçebelik” başlamış... 

Yerleşik hayata geçiş, hayvancılıkla uğraşan insanoğlunun giderek büyüyen ve genişleyen nüfusu nedeniyle, artık sadece hayvancılıkla yetinememesi, sonraları toprağı da işlemeye başlaması, tarıma yönelmek zorunda kalmasıyla birlikte başlıyor. İnsanoğlunun “kentleşme” süreci de böyle gelişiyor. Ve böylelikle de karşısına bir “yurt edinme” gerçekliği gelip dayanıyor! İşte bu gerçeklik yeryüzünü çağlardır kana bulayan pek çok savaşın ardında yatan nedenlerin başında geliyor, belki de temel neden!     Devam et

   

Yorumlar - Yorum Yaz


        Mustafa Kemal
M. Kemal Atatürk
  Atatürk'ün soyağacı
 Kırmızı Hafızlar ailesi
  Akıncı torunu Mustafa
        Maden Dosyası
  Yeşil cennete tehdit
 Çaldağı bizimdir!
  Vahşi madencilik
  Yüzyılın dalgası
   Che Guevara
Ernesto Che Guevara
  Hayatı ve eserleri
BM konuşması
  Videolar
   Kızılderililer
Kızılderililer Sayfası
  Tarihleri
 Yaşamları
 Müzikleri
  Videolar
Gerenimo
 Seattle'in mektubu
     Misafir Kalem

Eğitimci şair-yazar

A. Yavasli

Aydoğan Yavaşlı